<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>fıkralar eğlençe  komedi hepsi burada Tüm fıkraların adresi</title><description>fıkra, fıkralar, fikralar, fikra, FIKRA, fıkra, sesli fıkralar, sesli fikra, fikra, fıkra, fıkra oku, fikra, fıkralar, fıkracı, fikraci, fıkraları, fikralari, fıkrası, bedava, komik fıkara, mizah fıkara, temel fıkara, sarışın fıkara, asker fıkara, doktor fıkara, bektaşi fıkara, deli fıkara, kayseri fıkara, okul fıkara, evlilik fıkara, av fıkara, avcı fıkara, kayseri fıkara, nasreddin fıkara, hoca fıkara, mizah fıkra fikra joke komedi komik turkey mp3 karikatur, FIKRA, fikra, FIKRALAR, fıkraları, fikralari, fıkrası, bedava, komik, mizah, temel, sarışın, asker, doktor, bektaşi, deli, kayseri, okul fıkra, evlilik, av  fıkrası, avcı, kayseri, nasreddin, hoca, eğlence, komik, fıkra, fıkralar, fikra, laz, nasreddin hoca,nasrettin hoca, belaltı fıkralar, cinsel, erotik, oflu hoca, soğuk espiriler, espiriler, aşk, sevgi, fıkra sitesi, sarışın, ahlaklı, ahlaksız, karikatür, eğlence, resim, wallpaper, komik, sex, sevgi, aşk, şiir, siir, mp3, MP3, oyun, game, muzik, kategori, kategoriler, forum, chat, komik, komedi, türkçe, joke, komik, cokeFıkralar,Hikayeler,izlerin gönderdiği fıkra fıkralar, hikaye hikayeler, karikatür karikatürler, video ile büyüyen , sizin olan bir mizah sayfasıTürkiye'nin en iyi ve en kaliteli fıkra sitesi fıkralar komik yazılar daha neler neler...karikatür, eğlence, resim, wallpaper, komik, sex, sevgi, aşk, şiir, siir, mp3, MP3, oyun, game, muzik</description><link>http://fikra.alanya.biz</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Gelişme</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Gelisme.html</link>
<description>yeni uzman olmuştu. kasabada muaynehane açtı. birkaç gün sonra biri geldi, onu doğuma çağırdı. ertesi gün eve dönen doktoru, karısı merakla karşıladı: &lt;br&gt;
- nasıl oldu?&lt;br&gt;
- ah sorma, hiç iyi değil. Çocuk ters geliyordu. forsepsle almak zorunda kaldım. fakat bir türlü çıkmadı, parçalandı. bir saat sonra da annesi öldü. &lt;br&gt;
- vah vah, zavallı baba kimbilir ne kadar perişandır? &lt;br&gt;
- o da öldü. &lt;br&gt;
- anlayamadım... nasıl o da öldü? &lt;br&gt;
- forsepse dayanmış, bütün gücümle çekiyordum. Çocuğun bacağı kopunca bütün ağırlığımla arkaya düştüm. adamcağız arkada duruyormuş. başı duvara çarptı, beyin kanamasından öldü. &lt;br&gt;
bir hafta sonra doktoru yine doğuma çağırdılar. geç saatte yorgun argın dönünce, karısı: &lt;br&gt;
- doğum nasıl oldu? diye sordu.&lt;br&gt;
doktor: &lt;br&gt;
- gelişme var karıcığım. bugün babayı kurtardım...</description>
</item><item>
<title>Huzur İçinde Yat </title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Huzur_Icinde_Yat_.html</link>
<description>donna'nın dördüncü sınıf öğrencileri geçmişte gördüğüm sınıflardan farklı değilmiş gibi görünüyorlardı. Öğrenciler beş sıra olarak sıralanmiş altı sırada oturuyorlardı. Öğretmen masası en önde öğrencilere bakıyordu. panoda öğrencilerin çalışmaları asılıydı. bir çok açıdan geleneksel bir ilkokul havası hissediliyordu. yine de sınıfa ilk girdiğimde bir şey bana farklı görünmüştü. belirli bir heyecan söz konusuydu. donna, emekliliğine sadece iki yıl kalmış, michigan'da küçük bir kasaba öğretmeniydi. ayrıca benim tarafımdan bölge çapında düzenlenmiş personel geliştirme projesine gönüllü olarak katkıda bulunuyordu. eğitim sürecinde öğrencilerin kendilerini iyi hissetmeleri ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmeleri baz alınıyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
donna'nın işi eğitim sürecine katılmak ve sunulan kavramları uygulamaya koymaktı. benim işim ise, sınıf ziyaretleri yapıp, uygulamaya hız kazandırmaktı. arka sıralardan birine oturdum ve izlemeye koyuldum. bütün öğrenciler birşeyler yazıp karalıyorlardı. benim yanımda oturan on yaşındaki kız öğrenci kağıdını "ben yapamam" cümleleriyle doldurmuştu. "futbol topunu kaleye gönderemem." "üçlü sayılarla bölme işlemi yapamam. "debbie'nin beni sevmesini sağlayamam." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sayfanın yarısı dolmuştu ve yazmaktan bıkmışa benzemiyordu. kararlılıkla ve ısrarla yazmaya devam ediyordu. Öğrencilerin defterlerine bakarak sıraların arasında yürümeye başladım. hepsi de cümleler yazıyorlar ve yapamadıkları şeyleri tanımlıyorlardı.  "on atış üst üste yapamam." "sol alanda vuruş yapamam." "bir kurabiye ile yetinemem." o anda egzersiz bende merak uyandırdı. Öğretmene ne olup bittiğini sormaya karar verdim. yanına yaklaşınca öğretmenin de yazmakla mesgul olduğunu gördüm. en iyisinin rahatsız etmemek olduğuna karar verdim. "john'un annesini zorla veliler gününe getiremem." "kızımdan arabaya benzin koymasını isteyemem." "alan'dan bileğini değil, kelimeleri kullanmasını isteyemem." Öğretmenin ve öğrencilerin "yapabilirim" türü olumlu cümleler kurmak yerine neden böyle bir olumsuzluğa saplandığı düşüncesine karşı savaş verirken oturduğum sıraya geri döndüm. yeniden etrafımı izlemeye koyuldum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Öğrenciler bir on dakika daha yazmaya devam ettiler.  Çoğu kağıtlarını doldurmuş, başka kağıda geçmişti. donna, "elinizdeki kağıdı bitirin, ama başka bir kağıda geçmeyin." diye seslenerek egzersizin sonuna geldiklerini vurguladı. Öğrencilere kağıtlarını ikiye katlamalarını ve teslim etmelerini söyledi. Öğrenciler kağitlarını öğretmen masasının üzerindeki boş ayakkabı kutusunun içine koydular. bütün kağıtlar toplanınca donna kendi kağıdını da kutuya koydu. kutunun kapağını kapadı. kutuyu kolunun altına aldı ve kapıdan çıkıp koridorda ilerledi. Öğrenciler öğretmenin peşinden giderken ben de öğrencilerin peşine takıldım. koridorun ortasında yürüyüş tamamlandı. donna güvenlik odasına girdi ve elinde bir kürekle dışarı çıktı. bir elinde kürek bir elinde ayakkabı kutusu öğrenciler arkasında bahçenin en uzak köşesine doğru yol aldılar. ve kazmaya başladılar. "yapamam" cümleciklerini gömeceklerdi! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kazma işlemi yaklaşık on dakika sürdü, çünkü bütün öğrenciler sırayla kazıyorlardı. Çukur bir-bir buçuk metre olunca kazma işlemi sona erdi. "yapamam" cümlecikleri kutusu çukurun dibine kondu ve üzeri toprakla örtüldü. otuz bir tane on - on bir yaş çocuğu, yeni kazılmış çukurun başında bekleşiyorlardı. her birinin bir metre aşağidaki kutunun içinde en az bir sayfa süren "yapamam" cümlecikleri vardı. Öğretmenin de öyle.  donna, "kızlar, erkekler elele tutuşun ve başınızı eğin." diye seslendi. Öğrenciler sözüne uydular. Çukurun başında halka oluşturdular, elleriyle sımsıkı bir bağ oluşturdular. başlarını öne eğip beklemeye başladılar. donna konuşmasına başladı: &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"arkadaşlar, bugün burada 'yapamamlar' anısına toplandık. yeryüzünde bizimle birlikteyken bir şekilde hepimizin hayatına girdi; kimimizinkine az, kimimizinkine çok... adı her okulda, her toplantı salonunda, hatta beyaz saray'da bile anıldı. 'yapamamlar'ı sonsuz uykusuna göndermeye karar verdik. erkek ve kız kardeşleri 'yapabilirim', ?yapacağim' ve 'yapıyorum' hayatlarına devam ediyorlar. onlar 'yapamamlar' kadar ünlü, güçlü ve kuvvetli değildirler. belki birgün sizin de yardımınızla dünyaya ayak izlerini bırakabilirler. İnsallah, 'yapamamlar' huzur içinde yatarlar. İnsanlar onlar olmaksızın hayatlarına devam edebilirler.  amin!" &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu methiyeyi dinlerken öğrencilerin hiç birinin bugünü unutamayacaklarını düşündüm. bu aktivite oldukça sembolik bir anlam taşıyordu. gerek bilinçten, gerekse bilinç dışından asla silinmeyecek bir beyin egzersizi gibiydi. ?yapamam? cümlecikleri yazmak, onlari gömmek ve methiye dinlemek... bunların hepsi de öğretmenin gayretleri ile gerçekleşmişti. methiyenin sonunda öğrencilerini etrafında topladı ve onları sınıfa götürdü. ?yapamamlar?ın ebediyete intikalini keklerle, patlamış mısırlarla ve meyve sularıyla kutladılar. kutlamaların bir parçası olarak, donna kalınca bir kağıttan mezar taşı kesti. en üste ?yapamam?ı, en alta o günün tarihini yazdı. kağıttan yapılmış mezar taşı o yılın anısına donna'nın sınıfına asıldı. nadiren de olsa öğrencilerden biri unutup, ?yapamam? dediğinde donna bunu gösterdi. Ögrenciler de böylece ?yapamamlar?ın öldüğünü hatırlayıp, yeni cümle kurmak zorunda kaldılar. donna'nın öğrencilerinden biri değildim. o benim öğrencilerimden biriydi. yine de o gün ben ondan ömür boyu unutamayacağım bir ders aldım. Şimdi yıllar geçmesine rağmen, ne zaman ?yapamam? gibi bir cümle duysam, dördüncü sınıf öğrencilerinin düzenlediği cenaze merasimi gelir aklıma. ben de öğrenciler gibi ?yapamamlar?ın öldüğünü anımsarım. &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>balgam</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/balgam.html</link>
<description>5 çocuk aralarında anlaşmışlar balgamımızla bu camı kim kırabilir diye iddaya girmişler.1.tükürmüş kıramamış ikinci birincinin balgamınıda yalayıp kendi balgamına eklemiş o da tükürmüş başarılı olamamış 3.de 2.nin attını yalayıp kendi balgamı ile birleştırmiş tükürmüş ama oda kıramamış en sonuncu üçününde balgamını ağzına almış kendininkinide katmış ağzı kapanmıyormuş.diğer çocuklar evin sahibini görüp kaçmışlar adam çocuğu görüp sormuş Çocuk yutkunarak:hİÇ amca demiş</description>
</item><item>
<title>Benim inşallah</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Benim_insallah.html</link>
<description>nasrettin hoca birgün camın önünde havaya bakıp hanımına yarın hava iyi olursa tarlaya gidip tarlayı süreceğini kötü olursada evde kalıp evi boyayacağını söylemiş.bunun üzerine hanımı hocaya;&lt;br&gt;
bey;deki inşallah&lt;br&gt;
hoca hanıma;&lt;br&gt;
ya inşallahı maşallahımı var demiş&lt;br&gt;
iyi olursa tarlaya kötü olursa boyaya.&lt;br&gt;
sabah olmuş hava çok güzel hoca tarlanın yolunu tutmuş.derken karşıdan gelen bir jandarma ekibi görmüş.jandarma hocaya yaklaşıp bi köyü sormuş.hocada;&lt;br&gt;
orası çok uzak ancak 2 günde gidebilirsiniz ve oraya araba işlemez demiş..bunun üzerine jandarma hocayı da alıp köyün yolunu tutmuş.hoca istemesede mecburen yola koyulmuş.jandarmayı götüren hoca 2 günde eve gelmek için yollarda çile çekmiş.derken kanter içinde  eve ulaşmış.&lt;br&gt;
kapıyı çalmış.&lt;br&gt;
hocanın karısı;kim o  demiş&lt;br&gt;
hoca;&lt;br&gt;
benim inşallah...</description>
</item><item>
<title>hayvanlar</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/hayvanlar.html</link>
<description>bir gün  adamın  biri  papaganı  ile  maça  gider  o zamaanlarda  kilolu  bir  futbolcu  varmış  oda  sahaya  çıkınca  herkes  &amp;lt;şişko çıktı  sahaya&amp;gt; &lt;br&gt;
diye  tezavrat  yaparlar   ardından  bizimki   kaleye  şut   çeker   ve  top  kalenin  yanından  geçer  bu  kez  taraftar  &amp;lt;sıyırdıda   geçti  &amp;gt;diye  bagırır  ve  maç   biter  ve adm  yine   paganı  yanına  alarak  uçaga  biner  ve  uçak  düşer  bu  kezde   uçagın  düştügü  yere   çocuklar  gelir  veşöyle  derler  &amp;lt;benzini bitti  yere  düştü&amp;gt;diye  tekerleme  yaparlar   buarada  bizim   papagan  bunları  ezberlemektedir   aradan  uzun  bir  zaman geçer  ve  papaganı  bir  gazino  sahibi  &lt;br&gt;
alır  ve  papaganı  gazinonun baş  köşesine   koymuştur  her  neyse  şişman  bir  bayan  sahneye  çıkar  ve  bizim   papagan   başlar&lt;br&gt;
&amp;lt;şişko çıktı  sahaya&amp;gt;  der bayan  sinirlenir  ve  papagana  birtabak  fırlatır ve   tabak  papaganın  yanından  geçer  papaganda tekrar&lt;br&gt;
mırıldanır   &amp;lt;sıyırdıda  geçti&amp;gt;diye  bukez  kadın  sinirlenir  ve  bayılır   papagan  tekrar  mırıldanır  &lt;br&gt;
&amp;lt;benzini  bitti  yere  düştü&amp;gt;&amp;lt;benzini  bitti  yere  düştü&amp;gt;</description>
</item><item>
<title>Başın Sağolsun Dursun</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Basin_Sagolsun_Dursun.html</link>
<description>dursun evlendiğinden beri karısı çok konuşmaktadır. bu konuyu temel'e anlatmış. dursun:&lt;br&gt;
- ula temel, ben bu kariyi öldürürüm.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- Öldür, bana ne.&lt;br&gt;
neyse, dursun sonunda sinirine hakim olamaz ve karısını öldürür. sonra temel hemen dursunun yanına koşar ve:&lt;br&gt;
- ula dursun ne yaptın, neden öldürdün?&lt;br&gt;
dursun:&lt;br&gt;
- ula çok sinirlendim, artık dayanamadım.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- neyse, başın sağolsun, ölen ile ölünmez...</description>
</item><item>
<title>Ceza</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Ceza.html</link>
<description>temel almanya da polis memuruymuş. birgün bisiklete binen bir papaz kırmızı ışıkta geçmiş &lt;br&gt;
temel papaza &lt;br&gt;
- kırmızı ışıkta geçtiniz size ceza keseceğim&lt;br&gt;
demiş. &lt;br&gt;
papaz &lt;br&gt;
- sen ne diyorsun benim sağ kolumda isa sol kolumda meryem var demiş. &lt;br&gt;
temel &lt;br&gt;
- ya demek bisiklete üç kişi binmişsiniz ha size daha fazla ceza kesmek zorundayım&lt;br&gt;
demiş.</description>
</item><item>
<title>Laz</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Laz.html</link>
<description>temel bir gün denize gider. denizde boğulmaya başlayınca &lt;br&gt;
- beni kurtarana 1 milyar beni kurtarana 1 milyar &lt;br&gt;
deyip yardım istiyormuş.&lt;br&gt;
tabiki bunu bir adam kurtarır ve hastaneye götürür. temel taburcu olduğunda temelden 1 milyarını ister temelde adama derki:&lt;br&gt;
- biz lazuk laftan anlamazuk attuk sana bi kazuk haydee alasmarladuk.</description>
</item><item>
<title>Atın ölümü</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Atin_olumu.html</link>
<description>oğlumu bakkala gönderdim siğara getir diye.o da paranın üzerine çikolata alıp gelir.Çıkıştım:&lt;br&gt;
oğlum çikolata zararlı demedimmi?hazırcevap:&lt;br&gt;
aman babaaa sen sigarayla ben çikolatayla atın ölümü olsun arpayla.</description>
</item><item>
<title>Oldu oldu</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Oldu_oldu.html</link>
<description>temel uzun yol kamyon söförüdür ve 3 günlük yorucu bir yolculuktan eve dönmektedir.temel yorgundur fakat fadimeyide çok özlemistir.fadimeye telefon açar. fadime, 2 saat kadar sonra evdeyim seni çok özledim ama çokta yorgunum sen suyu sobanin üstüne koy isit oldu oldu olmadi çay demleriz.</description>
</item><item>
<title>Ben Sana Mecburum</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Ben_Sana_Mecburum.html</link>
<description>ben sana mecburum bilemezsin &lt;br&gt;
adını mıh gibi aklımda tutuyorum &lt;br&gt;
büyüdükçe büyüyor gözlerin &lt;br&gt;
ben sana mecburum bilemezsin &lt;br&gt;
İçimi seninle ısıtıyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor &lt;br&gt;
bu şehir o eski İstanbul mudur? &lt;br&gt;
karanlıkta bulutlar parçalanıyor &lt;br&gt;
sokak lambaları birden yanıyor &lt;br&gt;
kaldırımlarda yağmur kokusu &lt;br&gt;
ben sana mecburum, sen yoksun! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sevmek kimi zaman rezilce korkudur &lt;br&gt;
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur &lt;br&gt;
tutsak ustura ağzında yaşamaktan &lt;br&gt;
kimi zaman ellerini kırar tutkusu &lt;br&gt;
birkaç hayat çıkarır yaşamasından &lt;br&gt;
hangi kapıyı çalsa kimi zaman &lt;br&gt;
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
fatihte yoksul bir gramafon çalıyor &lt;br&gt;
eski zamanlarda bir cuma çalıyor &lt;br&gt;
durup köşe başında deliksiz dinlesem &lt;br&gt;
sana kullanılmamış bir gök getirsem &lt;br&gt;
haftalar ellerimde ufalanıyor &lt;br&gt;
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem &lt;br&gt;
ben sana mecburum, sen yoksun! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
belki haziranda mavi benekli çocuksun &lt;br&gt;
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor &lt;br&gt;
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden &lt;br&gt;
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun &lt;br&gt;
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor &lt;br&gt;
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin &lt;br&gt;
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ne vakit bir yaşamak düşünsem &lt;br&gt;
bu kurtlar sofrasında belki zor &lt;br&gt;
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden &lt;br&gt;
ne vakit bir yaşamak düşünsem &lt;br&gt;
sus deyip adınla başlıyorum &lt;br&gt;
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin &lt;br&gt;
hayır başka türlü olmayacak &lt;br&gt;
ben sana mecburum bilemezsin... &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>havuç varmı?</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/havuc_varmi?.html</link>
<description>tavşanın biri bir dün bir manava gitmiş ve demişki&lt;br&gt;
tavşan:havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:peki havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:o zaman havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yoook&lt;br&gt;
tavşan:havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok be yok bak bidaha havuç varmı dersen seni kulaklarından çiviyle duvara asarım&lt;br&gt;
tavşan:peki çivi varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:ozaman havuç varmı?.....</description>
</item><item>
<title>Borç Takma</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Borc_Takma.html</link>
<description>adamın biri bir internet kafeye borç takar ve adam yüklü miktarda taktığı borcu ödememek için uzun bir zaman aralığı internet kafeye uğramaz. son zamanlara doğru sadece kafenin önünden geçer... ve bir gün bakar içerde arkadaşları var pasta kola var... bakmış olacak gibi değil düşünmüş " lan burda bir doğum günü kutluyorlar benim borç aklına bile gelmez... diyerek"  dalar içeri &lt;br&gt;
 ve "obaaa neyi kutluyoruz laan" &lt;br&gt;
İnternet kafenin sahibide..&lt;br&gt;
"senin yıllık borcunu kutluyoruz demiş" &lt;br&gt;
herkez altına etmiş...</description>
</item><item>
<title>temel ile nasrettin hoca</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/temel_ile_nasrettin_hoca.html</link>
<description>bir gün temel şarkı cd'si almış.nasrettin hoca namaz cd'si almış.temel ile nasrettin hoca yorulmuş.İkisi bir otlukta oturmuş.nasrettin hoca ve temel'in cd'leri karışmış.bunlar eve gitmiş.nasrettin hoca namazınyerine şarkı söylemiş.temel ise şarkı yerine ezan okumuş.</description>
</item><item>
<title>Tanrım Bi Dinle!!</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Tanrim_Bi_Dinle!!.html</link>
<description>avrupa ve amerika'da 2-9 yaş çocuklara tanrı'ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara tanrı'ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.. ve işte cevaplar:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
1. sevgili tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. hepsini gönderemezsen birazı da olur. seni seven eric --5 yaşında-&lt;br&gt;
not: noel baba'nın olmadığını biliyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
2. canım canım tanrı,&lt;br&gt;
astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. n'olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme.&lt;br&gt;
dostun norman --4.5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun? &lt;br&gt;
jane --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
4. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
lütfen bana bir midilli gönder. senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. bunu da herhalde unutmazsın.&lt;br&gt;
bruce --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
5. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
babam çok aksi. onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. ama lütfen canını yakma. &lt;br&gt;
sevgilerle.&lt;br&gt;
martin --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
6. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. nolur söyle ona bir daha öyle yapmasın.&lt;br&gt;
ellen --3 yaşynda-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
7. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
sahiden var mısın? bazıları buna inanmıyor: eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.&lt;br&gt;
harriet ann --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
8. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?&lt;br&gt;
mark --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
9. tanrı'cım,&lt;br&gt;
Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.&lt;br&gt;
nan --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
10. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
ne diye bu kadar çok insan yarattın. başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın?&lt;br&gt;
j.b. --7 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
11. tanrım,&lt;br&gt;
insanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? yanlış yapabilirsin.&lt;br&gt;
audrey --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
12. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.&lt;br&gt;
jodie --6.5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
13. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar.&lt;br&gt;
teddy --9 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
14. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bende senin dışında bütün liderlerin resmi var. &lt;br&gt;
norman --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
15. tanrım,&lt;br&gt;
Şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor.&lt;br&gt;
billy jean --9 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
16. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
oğlanlar kızlardan daha mi üstün? biliyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış.&lt;br&gt;
sylvia --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
17. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
kitabını okudum ve beğendim. bütün o fikirler nereden geldi aklına?&lt;br&gt;
john --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
18. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?&lt;br&gt;
norman --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
19. tanrım,&lt;br&gt;
İncil'de neden hiç karının adi geçmiyor? yoksa İncil'i yazarken daha evlenmemiş miydiniz?&lt;br&gt;
larry --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
20. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
tamam incil'de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım?&lt;br&gt;
sevgiler, teresa --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
21. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
tanrı oldugunu nasıl bilebildin?&lt;br&gt;
charlene --3 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
22. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. tamam mı?&lt;br&gt;
tommy --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
23. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
eger tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. bunu aklından çıkarma.&lt;br&gt;
michelle --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
alıntıdır</description>
</item><item>
<title>Harama uçkur çözmem</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Harama_uckur_cozmem.html</link>
<description>bir arkadaşımım başından geçen olay. aynen aşağıdaki gibi gelişir.&lt;br&gt;
pazarlamacılık yapan arkadaş hacı olan il toptancısına malın tümünü bırakmaya onbeş gün sonrada para tahsiline gelir. satıcı ile alıcı hacı baba ile aralarında o kadar dostluk oluşur ki... hacı baba düşkün olduğunu itiraf ader karşı cinse ama.&lt;br&gt;
-ben asla harama uçkur çözmem...diye yöre diliyle her defasında belirtir.arkadaşda 'adam hacı yahu tabiiki harama uçkur çözmek ne demek!'diye düşünür. alış veriş aylarca devam eder, birgün akşamüstü gelir pazarlamacı hacıbabanın yanına,&lt;br&gt;
-kal babam der hacı yemeğe gider eğleniriz.&lt;br&gt;
reddetmek olmaz kalır, dükkanı kapatırlar bir ciğercide yemeklerini yerler,akşam epey olmuştur.hacı baba pazarlamacı olan arkadaşa &lt;br&gt;
-gel biraz eğlenek. der gazinoya götürür.bizimki şaşkındır.ama hacı baba belirtmeden edemez.&lt;br&gt;
-ben harama uçkur çözmem.. diye.&lt;br&gt;
gazinoya girer girmez kızlar etrafını kuşatır bunların.'hacı baba geldiii.. hacı baba geldiii... diye. arkadaş der:&lt;br&gt;
-hacı baba bu ne.. hani sen harama uççç.&lt;br&gt;
hacı baba bizimkinin sözünü keser.&lt;br&gt;
-evlat. ben... her .ma uçkur çözmem bunu bil..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Adını Sen Koy</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Adini_Sen_Koy.html</link>
<description>aşığın biri bir gün çok sevdiği birisinin peşinden fethiye yollarına düşmüş. ne mi olmuş fethiye'ye 94 km. kala kendi aracıyla d-100 karayolundan şarampole yuvarlanmış. aracı pert olan aşık araçtan kurtarma ekiplerinin yardımıyla çıkartılmış ve yaşaması mucize denilen genç bir mucizeye imza atmış. 2 gün komada yattıktan sonra ayağa kalkmış ve 1 haftada kendini toparlamış. Şu an ne yaptığını biliyor musunuz. kısa süreli hafıza kaybı geçirdiği için hafızasını güçlendirmeye çalışıyormuş.</description>
</item><item>
<title>Bir Daha Olmaz</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Bir_Daha_Olmaz.html</link>
<description>askerden yeni dönmüş bir adam evde balkonda karısıyla otururken uyanık imam minareden onlara seslenerek hey hop ne yapıyorsunuz der:adam ne yapıyoruz ki der imam:ya çok ayıp şeyler insan evin içinde yapar der.adam kötü bir sey yaptıgımız yok der.imam:burdan oyle gorunmuyo der istiyosan gelde bak adam mınareye cıkar ve bakar o arad imam karısını üstüne cıkmış tepiniyor.adam he valla doğru söylüyo imam der haklısın imam efendi bi daha olmaz der hahahhahah</description>
</item><item>
<title>Sahte para  </title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Sahte_para_.html</link>
<description>marketin birine bir turist gelmis bir seyler almis, sonra türk parasi &lt;br&gt;
çikaramamis dolar uzatmis kasadaki adama. &lt;br&gt;
adam para sahte mi degil mi diye kuskuya düsmüs. paranin orasina burasina &lt;br&gt;
bakmis.evirmis çevirmis anlayamamis sahte olup olmadigini. &lt;br&gt;
bakmis böyle olmayacak parayi sirada bekleyen temel'e uzatmis. &lt;br&gt;
'bir de sen bak hele' demis.&lt;br&gt;
temel paranin bir altina bir üstüne bakmis sonra masanin üstüne atmis &lt;br&gt;
ve 'bu para sahte' demis. &lt;br&gt;
herkes sasirmis, nasil anladin bu kadar çabuk demisler. &lt;br&gt;
temel de: 'bunun üstünde atatürk resmi yok' demis.</description>
</item><item>
<title>Günah Çıkartma</title>
<link>http://fikra.alanya.biz/Fikra/Gunah_cikartma.html</link>
<description>temel'le dursun gezerlerken bir kilisenin önünden geçerler. temel, dursun'a "ula dursun 5 dakika bekle bi günah çıkartayım". temel kiliseye girer papaz gelir. "söyle evladım ne günah işiledin?" temel: "zina işledim". &lt;br&gt;
papaz: "kiminle".&lt;br&gt;
temel: "sanane ya çıkar günahımı gideyim".&lt;br&gt;
papaz: "ha felanca adreste bir karı var onunlamı zina ettin".&lt;br&gt;
temel: "yoo".&lt;br&gt;
papaz: "ha felanca yerde bi karı var onunlamı iş tutuyon".&lt;br&gt;
temel: "yoo"&lt;br&gt;
papaz: "felanca adreste bir kumarbaz var eve gitmiyo onun karıyımı beceriyon".&lt;br&gt;
temel: "yok ya sanane çıkarsana günahımı gideyim".&lt;br&gt;
papaz:" Çıkarmıyom lan yürü git"&lt;br&gt;
temel'i görünce dursun: uyy temel kardeşum tertemiz oldun günahlarından kurtuldun değilmu."&lt;br&gt;
temel:" yok ula günahlarumdan kurtulmadum ama çok sağlam 3 tane adres aldum"..</description>
</item> 
</channel>
</rss>